X

Takip Edin


Facebook: Yeni Gelinlik Modelleri Takip Edin.


Yeni gelinlik Modelleri

Submitted by: Yönetici   Date: 2017-03-29 15:03
Oscar'ın hikayesi henüz 5 aylık bir yavruyken huzur evi tarafından evlat edinilmesiyle başlamış. Steere House Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi koridorlarında takılan Oscar, epey bir süre kimselere yanaşmamış.

Ölümü Hissedip Öleceklerin Kapısına Giden Kedi Oscar!

Biraz hüzünlü, epey korkunç. Ölüm Perisi değil, Ölüm Kedisi.

Kedilerin kafalarına göre insanlara sokulmalarına, hayatın gidişatından, ortamın hallerinden, halet-i ruhiyemizden bağımsız davranmalarına hepimiz alışkınız... Canları ister, bacağınıza dolanır sevdirirler. Canları ister, ani bir pençe darbesiyle üzerinize imza atar, kalorifenin üstünde yürümeye atılırlar.

Bu kararları neye dayanarak veriyorlar, neden seviyorlar, neden gidiyorlar, bilmiyoruz... Diğer kedilerin hislerine huysuzluk deyip geçebiliriz elbet, gel gelelim bu yanıtımız bu kedide pek işe yaramıyor. Çünkü Oscar, yanına gideceği insanları çok yakında ölecek olanlardan seçiyor.

Yani Oscar ölümü tahmin ediyor!

Oscar'ın hikayesi henüz 5 aylık bir yavruyken huzur evi tarafından evlat edinilmesiyle başlamış. Steere House Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi koridorlarında takılan Oscar, epey bir süre kimselere yanaşmamış. Bir süre sonra yanaşmaya başlamış, ancak yanaştığı insanlar her nedense birkaç gün içinde ölüyorlarmış.

Sadece tesadüf mü sizce?

2007'ye kadar sadece 50 kişinin yanına sokulmuş Oscar, 50'si de Oscar'ın ziyaretinin ardından pek uzun yaşamamış! Bu sekmeyen tahminleri, Oscar'ı bir tıp makalesine konu etmiş: Brown Üniversitesi'nde geriatri (yaşlılık hekimliği) uzmanlığı yapan David Dosa, önce Oscar'ı takip etmeye başlamış, Oscar'ın yanaştığı hastaların yakınlarına haber vermiş. Oscar hepsinde haklı çıkınca da, David Dosa kedicik hakkında bir makale yayınlamış.

Oscar'ın önsezileri hemşirelerden bile kuvvetli!

Ölmek üzere olan bir hastanın odasına giremezse kapıları tırmalamaya başlayan Oscar, zamanla huzur evinin en yetkili bilirkişisi olmuş çıkmış! Öyle ki, bir seferinde hemşireler Oscar'ı ölmek üzere olan bir hastanın yatağına koymuş. Oscar orda durmayı reddetmiş, başka bir hastanın yatağına oturmuş. Oscar'ın kalkıp gittiği yataktaki hasta iki gün daha yaşamış; hemşirelerin tahmin edemediği ama Oscar'ın yanaştığı hasta ise o gece vefat etmiş! ,

David Dosa'nın makalesi uluslararası alanda çok ses getirmiş;

Geriatri uzmanı da fırsatı değerlendirmiş, kitaplaştırmış Oscar'ı 

Ülkemizde Oscar - Sıradan Bir Kedinin Sıradışı Yeteneği adıyla Epsilon Yayınları tarafından Türkçeleştirilen kitapta Oscar'ın bitmek bilmeyen, hafif sevimli, hafif üzünlü, bizce epey ürkütücü anıları anlatılıyor.

Oscar sayesinde hasta yakınları, sevdiklerinin son anlarında onlarla birlikte olabiliyorlar...

Ve hattâ ölüm ilanlarında Oscar'a teşekkür ediyorlar, ona Şefkatli Bakıcı plaketi veriyorlar.

Tabii hayatının son anlarında bir kedinin sevgisini hissetmek güzel olsa gerek, sevdiklerinizle birlikte vakit geçirebilmek kadar güzel bir veda olamaz herhalde. Tamam da, Oscar yanınıza geldiğinde sabaha çıkmayacağınızı öğreniyorsunuz...

E ürkütücü değil mi şimdi bu?

Bu yeteneğini bilmeseydik ''Ay ne tatlı kedicik!'' diyebilirdik... Şimdiyse bakışlara kilitlendik, ürküyoruz.

Teşekkürler Oscar!

Kaynaklar: Patiliyo.com & Milliyet.com.tr





YORUMLAR

Reklamlar

PAYLAŞ

FACEBOOK'DA TAKİP EDİN

BENZER YAZILAR